Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:
Görüntülenme: 30292
Nurullah Genç - Yağmur Şiiri
2009/04/19 13:34
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 8,8 (4 oy)

 

YAĞMUR

Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat
 
Yıllardır boz bulanık suları yudumladım
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
 
Hasretin alev alev içime bir an düştü
Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü
 
İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla
Evlerin anasına dikilir yeşil bayrak
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak
 
Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım
Heyula, bir ağ gibi ördü rüyalarımı
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
 
Yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü
Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü
 
Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına
Yayılır o en büyük muştu, pazartesinden
Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin
 
Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamış mazide
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
 
Sensiz kaldırımlara nice güzel can düştü
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü
 
Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar
Mutluluk nağmeleri işitirler Hıra'dan
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri
Paramparça, ateşler şahının hayalleri
 
Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım
O mücella çehreni izleseydim ebedi
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
 
Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü
Katil sinekler deldi hicabın perdesini
İstiklal boşluğuna arılar nadan düştü
 
Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında
Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü
On asırlık ocağın savururdum külünü
 
Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
 
Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü
 
Badiye yaylasında koklasaydım izini
Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini
Ne kaderi suçlamak kalırdı, ne intihar
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya
 
Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
 
Haritanın en beyaz noktasına kan düştü
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi
Hakların temeline sanki bir volkan düştü
 
Firakınla kavrulur çölde kum taneleri
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir
Erdemin, bereketin doldurur haneleri
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların
 
Devlerin esrarını aynalara sorsaydım
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
 
Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü
Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü
 
Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir
Yıldırımlar parçalar çirkefin gölgesini
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından
 
Madeni arzuların ardında seyre daldım
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
 
Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali
 
Hazindir ki, dertleri aşmaya umman düştü
Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur
Sensiz doğrular eğri, beyaz bile karadır
Sesini duymayanlar girdabında boğulur
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin
 
Saatlerin ardında hep kendimi aradım
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
 
Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
Sensiz, kıtalar boyu uzayan vatan düştü
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü
 
Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
Mekanın fırçasında solmayan resim senin
 
Yağmur, bir gün elimi ellerinde bulsaydım
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
 
Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü
 
Islaklığı sanadır ahımın, efganımın
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
Nazarın ok misali karanlıkları deler
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin
 
Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
 
Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü
 
Nefesinle yeniden çizilecek desenler
Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
Anneler çocuklara hep seni içirecek
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin
 
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım
 
Kardeşler arasına heyhat, su-i zan düştü
Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü
Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü
 
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

Nurullah Genç

Bu mesaj, m1gin tarafından, 21.06.2009 08:10:26 itibariyle düzenlenmiştir.

 

"Yağmur" Yorumlamaları
2009/04/19 17:46
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Bu güzel ve anlamlı şiir için teşekkürler deniz_mavidir, 

Nurullah Genç'in "Yağmur" adlı bu muhteşem şiiri, değişik sanatçılar tarafından defalarca yorumlanmış.
Düşündüm de, onları da buraya eklemek, lezzet üstüne lezzet katacaktır. 

Ve, bulabildiğim "Yağmur" yorumlamaları huzurlarınızda... 

Keyifli dinlemeler... 

  1. Taner Yüncüoğlu - Serzeniş - Serzeniş (Yağmur) (Gazel)
  2. Mehmet Emin Ay - Güle Sevda - Yağmur
  3. İbrahim Sadri - Bir Şey Söyle - Yağmur
  4. İbrahim Sadri - Unutulmayan Şiirler - Yağmur
  5. Esat Aydoğan - Yağmur
  6. Dursun Ali Erzincanlı - En Sevgiliye 1 - Yağmur
  7. Selçuk Küpçük - Yağmur
  8. Seyfullah Kartal - Güzel Dosta - Yağmur
  9. Nurullah Genç - Yağmur
Seçkin, orijinal ve anlam taşıyan video severlere: izlence

dursun ali abim çok güzel okuyoo... paylaşım için tesekkürler

Sağolasın deniz_mavidir.Dinlerken insan  farklı alemlere dalıyor ve keşke ben olsaydım demekten kendini alamıyor.Bu noktada Nurullah Genç' inde yüreğine sağlık.Rabbim hepimizi Efendimizle yaşamak O'na yakın olmak nasip etsin inşallah.

Ayrıca bir teşekkür daha deniz_mavidir sana.Nerden yüklediysen izleyebildim videoyu.Allah razı olsun.

Bu mesaj, ISIK tarafından, 20.04.2009 13:36:12 itibariyle düzenlenmiştir.
Çıkarım
2009/04/20 15:09
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Bana bir teşekkür söz konusu olmadığına göre; sanırım ISIK, benim eklediğim hiçbir dosyayı dinleyememiş. 

Seçkin, orijinal ve anlam taşıyan video severlere: izlence
Yanıt: Çıkarım
2009/04/20 16:07
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

 Evet üzgünüm dinleyemedim.Ama bu muhteşem şiirin farklı yorumlarını ekleyerek, eminimki insanların yüreğinde manevi kapılar araladığınız için teşekkür ederim

Amin, RABBİM cümlemizden razı olsun..
Videoyu, kendi bilgisayrımdan yükledim,  kendi klosörlerimin içinde bir yerdeydi Yani herhangi bir siteden yüklemedim.. sanırım onun için izleyebildin.. Sorun çıkmamış olmasına sevindim..  

Yine Yağmur...
2009/04/22 18:13
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Elhamdulillahi Rabbil Alemin...

deniz_mavidir, bu güzel parçaları dinlememize vesile olduğun için,

m1gin, hep paylaştığın için, en samimi duygularımla teşekkürler...

Efendimiz (s.a.v),  yakasını açar da yürürmüş yağmurda...

Yağmur...

İster bahar, ister yaz, isterse kış olsun; rahmet...

Yağmur...

Altında, suskun, yavaş bir yürüyüş yollarda...

İri damlaları yüzünde hissetmek ne güzel.

Dostla konuşur gibi, özlemine kavuşmuş gibi...

Biraz hızlı olursam hava tam kararmadan, eve dönüş yolum daha güzel olabilir.

Islanmak da keyifli...

Selametle...

Bu mesaj, memnune tarafından, 22.04.2009 18:15:56 itibariyle düzenlenmiştir.
Yağmur Altında Dolanım...
2009/04/22 20:41
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 7,5 (1 oy)

 memnune'nin hoş yorumunu okuduktan biraz sonra, markete gittim.

Dönüş yolunda, eve az bir mesafe kala, hafiften yağmur tanelerinin düştüğünü farkettim. 

Az sonra hafiften sıklaşmıştı...

Şapkamı çıkardım ki; yağmur damlacıklarını yüzümde hissedeyim. 
Kulaklığımı çıkardım ki; yağmurun şarkısını dinleyebileyim.

Hoşuma gitmişti... Ve yolumu değiştirerek evin çevresinde genişçe dolanmaya karar verdim.

Manzara çok güzeldi... Az sonra, yatsı ezanı yükselmeye başladı... Yağmurun hafif sesi ile ne güzel uyuşuyordu...

Romantikti... 

Aklıma bu "Yağmur" konusu ve memnune'nin şiir tadındaki yorumu geldi. 
Ben de, bu minvalde bir şeyler yazmayı deneyeyim, diye iç geçirdim. 
İç geçirdiklerim ise, bu cümlelerdi.  


ISIK 'tan dinleyemediği çalışmalar için, baskı sonucu bir teşekkür almışım gibi olmuş.
Gerçekte ise, öyle bir durumun söz konusu olmadığını ISIK da iyi biliyordur. 

Ama içimden geldi; Sacid Onan 'ın "Yağmur" şiiri yorumunu ona armağan etmek istiyorum.  
Dilerim bunu izleyebilsin. 


Ve Sacid Onan 'ın yorumuyla, Yağmur şiiri huzurlarınızda...

 

Bu mesaj, m1gin tarafından, 22.04.2009 21:40:50 itibariyle düzenlenmiştir.
Seçkin, orijinal ve anlam taşıyan video severlere: izlence
Yanıt: Yağmur Altında Dolanım...
2009/04/24 11:03
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Bu incelik için ne diyebilirimki.Çooook teşekkür ederim.Evet izleyebildim.

çok seviorum bu şiiri hatta birazını ezberlemiştim teşekkürler

Abonelik Bilgisi Abonelik
Google Reklam
izlence: Video Seçkisi
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook

Son Üyeler: Hilye, Zabitman, ynsmrsvml, DOLPHINUS, drunsalkrc,
Son Oturumlar: